GELİRSEN

 

Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asmalısın sol
omzuna. Bakışlarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür tuzaktan
arınarak çıkmalısın yola. Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük
parmakların, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.


Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolu
gözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefis
yürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanına
ve akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda.

Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeye
kıyamadığım dudaklarınla gelmelisin. Güneşi getirmelisin gelirken,
karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı.
Hayatla başa çıkabilecek kadar sert, en küçük kırılmada parçalanacak kadar
yumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.

Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar
yırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren. Seni dinleme zevkini de
getirmelisin bana, dudaklarından dökülen her sözcüğü içmeliyim kana kana.

Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçeklerini
ver bana. Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana,
utangaçlıklarını, sokulganlıklarını, çılgınlıklarını da yanına yoldaş
yaparak.

Ama neyse sen bana aldırma. Unut yukarıda istediklerimin tümünü.

"Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana ."