GÜLMEK…

Gülmenin Faydaları / Zararları
Gelotoloji, gülmenin fizyolojik özelliklerini inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilime göre, gülme, ses ve hareketten öte bir şeydir. Gülme sırasında birçok kas koordineli bir şekilde çalışır:
1- Kan basıncı artar,
2- Kalb hızlı atar,
3- Solunum değişir,
4- Nörokimyevî madde seviyesi azalır,
5- İmmün sistem canlanır, harekete geçer.
Gülme sonucu kaslar yumuşadığı için insanlarda bir rahatlama olur. Bazı hastahanelerde morali artırmak için "mizah odaları" vardır.
Psikonöroimmünoloji; psikoloji, nöroloji ve immünoloji kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Stresin ve üzüntünün, sinir sistemine nasıl tesir ettiğini araştırır. Psikonöroimmünolojiye göre hastalıkların % 50’sinin sebebi; üzüntü, stres, hayatı yanlış anlama, karamsarlıktır. Gülümseme, otonom sinir sistemini harekete geçirerek stres hormonlarının ve nörotransmitterlerin seviyesini değiştirir. 60 dk’lık bir komedi programı kortizolu, büyüme hormonunu ve kateşolaminlerin seviyesini azaltır.
Kortizol, immün sistemini baskılar; gülme ile bu baskı ortadan kalkar. Yine gülümseme ile:
– Mikroplarla savaşan ve savunma sistemimizin bel kemiği olan immünoglobünlerin (antikor) seviyesi artar.
– Tabiî öldürücü hücrelerin ve anormal hücreleri yok eden hücrelerin aktivitesi artar.
– İmmün sisteme destek olan plasma sitokininlerin ve gama interferonların seviyesi iki kat artar.
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi profesörlerinden W. Fry ve Hastalığın Anatomisi adlı kitabın yazarı N. Cousins’e göre gülme, ankylosing spondylitis gibi hayatı tehdit eden bir kollagen doku hastalığında bile kullanılabilir.


1990’da 41 lise öğrencisi üzerinde bir seri deney yapılır. Öğrenciler iki gruba ayrılır. Birinci gruba mizahî, diğer gruba sıradan bir konuşma dinlettirilir. Deney öncesi ve sonrası öğrencilerin tansiyonları ve lgA (immünoglobün) seviyeleri tükürükte ölçülür. lgA, viral ve bakteriyal enfeksiyonlara karşı vücudun ilk savunma silâhıdır. Mizah grubunda lgA miktarı önemli nispette artmıştır. Diğer grupta bir değişiklik olmamıştır.


Gülünce yüz ifademiz değişir. Kol, bacak ve göğüs kaslarımız harekete geçer. Ancak tebessüm bu kadar faydalı olmasına rağmen kahkahanın birçok zararları vardır. Peygamberimiz bu konuyu "kahkaha kalbi öldürür" diyerek yüzyıllar önce dile getirmiştir.
Kahkaha kalb krizlerine, beyin kanamalarına ve felçlere yol açabilir. Bununla ilgili vakalar rapor edilmiştir. Karın bölgesinden ameliyat olanlar kahkaha atmamalıdırlar. Çünkü dikişleri yırtılabilir. Kaburgaları kırılmış insanların fazla gülmeleri de iyi değildir. Bu tip rahatsızlıkları olan insanların yanında kahkaha attıracak espriler yapılmamalıdır.


Size bir tebessüm edemeyecek derecede yorgun birine rastlarsanız, siz tebessümünüzü esirgemeyiniz. Çünkü gülümsemeye en çok muhtaç olan kimse başkalarına verecek tebessümü olmayan kimsedir.


Sözümüzü bir hikâye ile bitirelim:
Garson, servis yaparken müşteriye gülümser, bundan mutlu olan müşteri garsona iyi bir bahşiş verir. Garson sevinir, iyi bir alışveriş yapar. Eve dönerken yolda bir dilenciye rastlar, bahşişin bir kısmını da ona verir. Dilenci de sevinir ve o paranın bir kısmıyla ekmek alır. Kulübeciğine dönerken yolda zayıf bir kedi görür, ona acır. Garsonun verdiği parayla süt alır, kediyi eve götürür, sobayı yakar ve uyurlar. Gece kulübede yangın çıkar. Kedi yaptığı gürültü ile dilenciyi uyandırır. Adam yanmaktan, mahalle de yangından kurtulur.
Tebessüm deyip geçmeyin, bakın nelere vesile oluyor!(sızıntı dergisinden alıntıdır)