KIRGINIM…

Kırgınım

Beni yüreğime kırgın bırakan herkese;

Bir şehre,

Bir dünyaya,

Bu dünyanın, tebessümü unutmuş insanlarına,

Sözlerini, dillerinde yüreklerin katili olarak besleyenlere….

Bir çocuk gibi

Yüreğimin elinden tutup, sadece onunla oynamak istiyorum,

Vefayı sadece o’ndan ummak ve ona vefalı olmak istiyorum…

Kırgınım,

Elimden oyuncağımı alanlara,

Yüreğimle oynadığım oyundan bahsedince benimle alay edenlere,

Dostum bildiğime değer vermeyenlere,

Yüreğimin ayağıyla yürüyüp gittiğim mekanı beğenmeyenlere,

Onun telkiniyle tutunduğum dalı kesenlere,

Onun sözünü dinlediğim vakit, benim sözümü dinlemeyenlere…

Kırgınım,

Bir lahzacık ömürde tul-i emelleri hatrına, içime derin yaralar açanlara,

Bir lahzacık huzur için,

Yürek mabedimi tul-i ömürde dahi onarılamayacak kadar çok talan edenlere,

Yürek mabedime destursuz girenlere; zoru kullananlara..

Biraz da kendime kırgınım,

Biraz da kızgın…

Yüreğimi herkesin bırakmasına rağmen ben de bir vakt-i seherde bırakabildiğim için,

Biraz da kendime kırgınım,

Pişman olacağım adımları atarken yüreğime sormadığım için,

O, adımlarıma yol çizmeye aday iken

Sol tarafındakini ihmal edenlerin sözlerine değer verebildiğim için,

Yüreğimin tutunduğu , ete kemiğe bürünenlerin ardından bakakaldığım için